
SGK’ya Çağrı: Bağımlılık İlaçları Bütçeyi ve Kamuyu Korur
Bağımlılık Tedavisinde Kesintisiz İlaç Sağlanmasının Kamu Maliyesine Etkisi Raporu
“Bu rapor, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanan bağımlılık tedavisi harcamalarının makro-ekonomik bir analizidir. Tedavinin kesintiye uğramasının kamuya getirdiği sekonder maliyetler ile kesintisiz ilaç tedavisinin rasyonel bütçe dengesi karşılaştırmalı olarak sunulmuştur.”
1. Giriş ve Makro-Ekonomik Perspektif
Madde ve alkol bağımlılığı ile mücadelede harcanan kamu kaynakları, sadece bir sağlık gideri olarak görülmemelidir. Bağımlılık döngüsündeki bir bireyin nüksetmesi (relapse) halinde, doğrudan sağlık bütçesinin yanı sıra adli sistem, emniyet teşkilatı, ceza infaz kurumları ve acil servis altyapıları üzerinde çarpan etkisi yaratan çok büyük mali yükler oluşmaktadır. Bu nedenle, idame ilaç tedavisinin (özellikle kırmızı/yeşil reçeteli ikame ilaçların) Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu gibi gerekçelerle kesintiye uğraması, kamuyu kâr ettirmemekte; aksine çok daha büyük sekonder maliyetlerin oluşmasına yol açmaktadır.
2. Tedavinin Kesintiye Uğramasının Sekonder Kamusal Maliyetleri
Tedavisi yarım kalan ve yeniden madde kullanımına dönen bir bireyin kamu maliyesine yüklediği temel sekonder maliyet alanları şunlardır:
- Acil Servis ve Yoğun Bakım Maliyetleri: Aşırı doz (overdose), bağımlılığa bağlı akut komplikasyonlar ve kriz anlarında hastaların ambulans ve acil servis sistemlerini yoğun şekilde meşgul etmesi, yüksek maliyetli yoğun bakım süreçlerini beraberinde getmektedir.
- Cezaevi ve Adli Sistem Maliyetleri: Madde temini amacıyla suça yönelen (hırsızlık, gasp vb.) veya yasa dışı madde ticareti döngüsüne giren bireylerin kolluk kuvvetleri, mahkemeler ve ceza infaz kurumlarına getirdiği idari ve operational maliyetler, doğrudan devlet bütçesinden karşılanmaktadır.
- Bulaşıcı ve Kronik Hastalık Tedavileri: Steril olmayan koşullar ve madde kullanım biçimleri nedeniyle yayılan Hepatit, HIV gibi kronik ve tedavisi son derece pahalı enfeksiyon hastalıklarının SGK’ya getirdiği tedavi yükü katlanarak artmaktadır.
- Aktif İş Gücü ve Üretim Kaybı: Genç ve dinamik nüfusun bağımlılık sarmalında kalarak üretim süreçlerinin dışına çıkması, vergi kaybına ve uzun vadeli bir makro-ekonomik iş gücü açığına sebep olmaktadır.
3. Maliyet – Fayda Karşılaştırma Tablosu
| Maliyet Türü | Tedavinin Kesilmesi Halinde (Nüks) | Kesintisiz İlaç Tedavisi Halinde |
|---|---|---|
| Sağlık Sistemi Gideri | Yüksek (Tekrarlayan acil servis, yoğun bakım, enfeksiyon hastalıkları tedavileri) | Düşük/Öngörülebilir (Aylık düzenli idame ilaç ve rutin poliklinik maliyeti) |
| Adli ve Kamusal Güvenlik Yükü | Çok Yüksek (Kolluk operasyonları, yargılama süreçleri, cezaevi barındırma maliyetleri) | Asgari Düzey (Suç oranlarında düşüş, toplumsal güvenliğe katkı) |
4. Sonuç ve Talepler
Yapılan makro-ekonomik ve mali analiz net bir gerçeği ortaya koymaktadır: Bağımlılık tedavisinde kullanılan kritik ilaçların GSS prim borcu durumundan bağımsız olarak kesintisiz geri ödeme kapsamında tutulması, kısa vadede küçük bir ilaç bütçesi kalemi oluşturuyor gibi görünse de orta ve uzun vadede devletimizi milyarlarca liralık sekonder maliyet artışından ve ağır bir toplumsal krizden koruyacaktır. Bu bağlamda, 5510 sayılı Kanun kapsamındaki Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) düzenlemelerinde bağımlılık ilaçlarına istisna getirilerek prim borçluluğu şartının kaldırılmasını saygılarımızla arz ederiz.
Ak Hayatlar Uyuşturucu ve Bağımlılık ile Mücadele Derneği
Yönetim Kurulu Adına
Yönetim Kurulu Başkanı





